loading...

Okul öncesi dönem 2 ile 6 yaş arası olarak değerlendirilmektedir. Çocukluk döneminde sağlıklı beslenme alışkanlığı edinmek, çocukların bu alışkanlıkları erişkin yaşlarına da taşımaları nedeniyle çok önemlidir. Yetişkinlerden farklı olarak büyümeleri için daha fazla enerji ve proteine ihtiyaç duyarlar. Ancak, çocukları fazla miktarda yedirmek değil, ihtiyacı olan tüm besin öğelerini içeren farklı yiyecekleri yedirmek önemlidir. Okul öncesi dönemde büyüme süt çocukluğu dönemine göre biraz daha yavaşlar.

Buna bağlı olarak iştah azalır, besin alımı düzensizleşir. Üstelik bu dönemde hareketlenmenin artması, kendini besleyebilme yeteneğinin gelişmiş olması, tercihlerini dile getirebiliyor olması gibi özellikler de göz ardı edilmemelidir. Bu dönem çocuklarının en belirgin beslenme alışkanlığı özellikleri arasında ise sevdiği birkaç besini her gün tüketme eğilimi, süt içmeyi ana öğün olarak algılamaları sebze yemek istememeleri, şekerli besinlerle tanışmış oldukları için daima bu ürünlere olan istekleri sıralanabilir.

Öncelikle çocuğumuzu tanımamız ve büyüme gelişme evrelerinde hangi adımları atmamız gerektiğini bilmemiz gerekir. Okul öncesi dönemdeki bir çocuk için yemek yemek sosyal gelişiminin tamamlanmasına yardımcı olan bir eylemdir. Örneğin; yemeklerin nerde yenmesi gerektiğini öğrenirler. Bu yüzden bir yaşından itibaren onları aile sofrasına oturtmak bir eğitimdir. Aynı şekilde hangi besinin ne zaman yenileceğini fark etmeye başlarlar.

Dondurma veya meyve gibi atıştırmalıkları ana öğünlerde sofrada değil aralarda tüketmeleri sağlanarak öğün algıları güçlendirilebilir. Beslenme eğitimimizin en önemli kısmı ise yemek yediğimiz zamanlar olacaktır. Çocuğumuzun bir besini sevip sevmediğini anlamak için 8-10 kez tattırmış olmamız gerekmektedir. Bununla birlikte sabırlı olmamız ve sağlıklı besinleri daha fazla kere tattırmamız faydalıdır.

Bu tutumumuz çocuğumuzun beslenmesini, boy ve ağırlığının normal sınırlarda olmasını ve zeka düzeyinin de pozitif yönde etkilenmesini sağlayacaktır. Karşımıza çıkan sorunlardan biri ailenin çocuğu optimal düzeylerde beslemeyi bilmemesi ve ‘çocuğu daha fazla yedirmenin daha iyi beslemek’ görüşüne sahip olmasıdır. Üstelik aynı yetişkinler gibi çocuğumuzun da tat alma duyusu gelişmiş ve yemekleri ayırt edebilmeye başlamışlardır. Bu demektir ki; çocuğumuzu vitaminli olduğunu düşündüğümüz kokusu ve görüntüsü hiç iştah açıcı olmayan garip karışımları yemesi için zorlamamalıyız. Yiyeceğin sağlıklı olması durumunda lezzetsiz olacağı görüşüne kapılmamalı ve çocuğumuzu böyle bir öngörüyle karşı karşıya bırakmamalıyız.

Sizleri bu yaşlardaki çocuğumuzu tanımaya ve bundan sonraki yazıda ise ‘Dünya Sağlık Örgütü/Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Örgütü/Birleşmiş Milletler Üniversitesi’ 2004-2005 yıllarında yaptıkları ortak toplantı sonucu belirlemiş oldukları çocukların günlük enerji ve protein gereksinimleri ne kadardır, hangi besinden ne kadar tüketmelidir vb. gibi konuları paylaşmaya davet ediyorum.

 

 

 

loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.