Ender Saraç ile sağlıklı yaşam üzerine...
 Kış aylarında nasıl beslenmemiz lazım?
İnsanoğlu sandığından daha fazla doğa dönüşleri ile bağlantılı. Biz ay hareketlerinden, güneşin hareketlerine, güneş sistemindeki diğer gezegenlerin açılarına kadar her şeyden çok etkileniyoruz. Güneşle ilgili etkilenmemizi gece ve gündüz olarak, yıllık dönemler olarak görüyoruz, ay ile olan etkilenmemizi kısmen fark ediyoruz, gelgitler, vücudumuzdaki ve hormonlarımızdaki değişikliklerden dolayı. Güneş sistemindeki diğer gezegenlerin etkilerini ise bilinç düzeyimiz çok açık değilse fark etmiyoruz. Ama onlar da bizi çok etkiliyor. Şimdi güneşin döngüsüne göre kuzey yarım kürede iseniz kış,  güney yarım küredeyseniz de oranın kışı, yani bizim yazımız oranın kışı diye düşünün, tabi ki bütün bedeni etkiliyor.  Sadece bedensel olarak değil, ruhsal olarak da kışa hazırlanmak lazım. Çünkü kış aynı zamanda bir depresyon mevsimidir. Peki, kışın neler yapmalıyız;  Öncelikle D vitamininize mutlaka baktırın, D vitamininiz düşükse D3 vitamini almakta fayda var. Çünkü kışın kemik erimesi ve D vitamini eksikliği çok oluyor, bu da bağışıklık sistemini zayıflatabiliyor ve kemik erimesini arttırabiliyor, demek ki oldukça önemli. D vitamini bağışıklık sistemini güçlendirerek bizleri pek çok hastalığa karşı korur. Ne yazık ki artık eskisi gibi açık alanlarda yaşamadığımız, kapalı alışveriş merkezlerinde, plazalarda, çok kalın camlar altında yaşadığımız için D vitamini alımı çok azaldı. Ben birçok hastama D vitamini desteği veriyorum, bu bir, ikincisi kalsiyumu biraz daha arttırmak istiyorum. Hem kemiklerin sertleşmesi için hem de birçok faydasından dolayı kalsiyum vücut için çok önemli. Üçüncüsü kışın zihin daha yorgun oluyor. Yaz aylarındaki gibi olmuyor, bu yüzden B12 eksikliği varsa eğer özellikle 50 yaş üstü hastalarımda B12 desteği de veriyorum. Dördüncüsü kışın C vitamini almak çok büyük bir avantaj, bu yüzden de C vitamini veya yüksek C vitamini içeren gıdalar almak lazım. Ancak C vitamini dendiğinde herkesin aklına ilk gelen portakalı ben çok önermiyorum. Çünkü portakal suyu özellikle süzülmüş olarak içerseniz kan şekerinizi yükseltir ve sonra bu yağa dönüşüp size kilo aldırabilir, portakal zararlıdır demiyorum ama süzme portakal suyu içmemeye çalışmak lazım. Ben portakal yerine greyfurt öneriyorum. Ama greyfurt suyu nar suyu ve portakal suyuna taze zencefil de karıştırıp bu dörtlüyü sıkabilirsiniz veya yeşil elma da katabilirsiniz. Mesela biraz yeşil elma, biraz taze zencefil, biraz portakal, biraz greyfurt, hatta belki biraz limon ve nar suyu karışımını posalı olarak içerseniz büyük faydası var. Bunların dışında sivri biber, maydanoz, çiğ yenen yeşillikler, limon, bütün turunçgiller, ananas, kivi, kuşburnu özellikle vitamini çok yüksek olan gıdalardır. Bir de bazı antioksidanları ve vitaminleri kışın almakta fayda var. Genelde yoğun yaşayan ve organik beslenen biri değilseniz iyi bir doğal multivitamin ve iyi bir doğal antioksidan karışımı kullanmanızı öneririm. Bunun içinde tatlı su yosunu destekleri, ayurveda destek macunları, Omega3 almakta fayda var. Bir diğer önemli konu da kışın depresyona eğilim çok artıyor ve çoğu insan depresyonda olduğunu fark etmiyor.
Bahsettiğiniz kış depresyonunu nasıl fark edeceğiz?
Özellikle kışın yataktan daha zor kalkma, unutkanlık, halsizlik, belli bir tıbbi nedene bağlanamayan ağrılar ve yaşam şevkinizde bir bıkkınlık, daha az kahkaha atma gibi değişiklikler yaşıyorsanız o zaman gizli depresyon olabilir. Genel kontrol için gittiğiniz doktora şu soruyu da sormakta fayda var; " Ruhsal olarak benim biraz doping almaya ihtiyacım var mı?". Böyle gizli depresyon durumlarında kendinizi daha iyi hissetmek için yeni çıkan Sam-e, sarı kantaron hapları veya Omega3 gibi değişik destekler var. Vücuttaki doğal seratonini arttıran bu maddeleri ben de hastalarıma veriyorum.  Gizli depresyonda olursanız ağrılar, unutkanlık,  sık hastalanma, bağışıklık sisteminde zayıflık, yorgunluk gibi bir sürü faktörle karşı karşıya kalıyorsunuz, bu hem iş hayatınızı hem de özel hayatınızı ciddi anlamda etkileyebiliyor.  Ayrıca kışın keyif veren antioksidan özellikli maddeleri kiloya dikkat ederek tüketilmesini öneriyorum. Mesela sade Türk kahvesi,  %70 ve üstü kakao oranı olan Bitter Çikolata gibi. Onun dışında egzersiz olmazsa olmaz çünkü kışın günler kısa, geceler uzun, yazın farkında olmadan daha çok dışarıda oluyoruz, daha sık hareket ediyoruz. Kışın ise bunların çoğunu yapmamız mümkün olmuyor. Oysa kışın mümkün olduğu kadar yürüyüş yapmak lazım. Ben her gün mümkün olduğu kadar yürüyüş yapıyorum. Bazen bir yere giderken arabamı almam, metro ile giderim, yürüyüş yaparım, özellikle ağırlık olsun diye laptop çantamı taşırım. Eğer o gün hiç spor yapamadıysam çocuğumla koştururum, azıtırım, biraz merdiven inerçıkarım, ev içinde hareket ederim.  Küçük dokunuşlarla yapabileceğiniz egzersizlerden bahsediyorum. Mesela Türk milleti olarak günde bir saat telefonda konuşuyormuşuz. Telefonla ayakta konuşun, asla oturarak konuşmayın, telefon çaldığı anda ayağa kalkarsanız bu bile size ciddi bir egzersiz sağlayacaktır. Yürümeyi egzersiz yapmayı sevmiyorum diyenlere ben çok küçük bir şey söylüyorum; "İleri yaşlarda altınıza sürgü verilmesini istemiyorsanız yürüyeceksiniz" ya da " İlerideki yaşlarda da yürümek istiyorsanız, şimdiden yürüyeceksiniz". 
Millet olarak et yemeyi seviyoruz. Ette bulunan B12 vitaminini almak için nasıl yemeliyiz?
Eti biraz az pişmiş yemek gerekiyor.  Ama ben dana etinden çok kuzu eti olarak öneriyorum, çünkü yağı daha kolay ayıklanıyor. İnek eti daha az yağlıdır ama yağı ayıklanması zordur. Eti haftada iki gün yemenizde hiçbir sakınca yok, sorun etin yanında yediğiniz pilav, patates kızartması, beyaz ekmek veya pidede. Siz sadece et ve yanında limonlu, nar ekşili bir yeşil salata yer, önden de bir sebze çorbası içerseniz o et size şifa olur. Ama eti aşırı kızartır yanında da pilav, pide, patates kızartması yerseniz o et size zehir olur. Eti özellikle sebze ile kullanmak çok faydalı. Genelde bakliyat yaparken de et kullanılır ama bakliyatı etsiz yemeyi öneriyorum. Ama illa ki etli seviyorsanız yağına dikkat edip yapabilirsiniz.  Bakliyat da çok önemli bir sağlık kaynağı, bol yiyen milletlerde bağırsak kanseri veya kolesterole pek rastlanmıyor. 
Kilonun vücudumuza zararları nelerdir? Nasıl korunabiliriz?
Kilo kontrolü çok önemli eğer göbek ve bel civarınız erkeklerde 94, kadınlarda 88 cm üstündeyse insan ölümüne en çok yol açan hastalıkların önü açılmış oluyor, o yüzden lütfen bu yazıyı okuyan herkes iki dakika ara versin gidip hemen mezurayı alıp belini ölçsün.  Bu dediğimiz rakamlarda olan varsa en riskli 27 hasatlığın önünü açmış demektir. O zaman iki yöntem var.  Birincisi HCG iğneleri ile yapılan iki aylık özel bir program var. İnanılmaz iyi sonuçlar alıyoruz , %95 oranında ciddi bir başarı var ve uzun sürede korunabiliyor.  İkinci ise Zeltiq adını verdiğimiz karında, belde, basende veya vücudunuzun neresinde yağ varsa, dondurarak parçalayan bir yöntem. Tek seans yapılıyor ve liposuction'a alternatif olarak çıktı. Çift FDA onaylı, tek seans ve 50 dakika sürüyor. İstediğiniz bölgeyi hafif vakumlayarak soğuk lipoliz yöntemi ile yağları donduruyor ve o bölgedeki yağ hücreleri %20 ila %30 u bir daha geri gelmeyecek şekilde bir buçuk iki ay içerisinde yok oluyor. Liposuction'a göre pek çok avantajı var, mesela liposuction da delme izi oluyor, emboli riski var, anestezi alınıyor, birkaç hafta bandajlı geziliyor. Burada ise hiçbir ağrı, anestezi, kanama riski asla yok. Bu müthiş bir yöntem ve şu anda insanlar inanılmaz ilgi gösteriyorlar ve çok memnunlar. Bu işlemi 50 dakikalık tek seansta yaptırıp sonra işinize gidebilirsiniz. Yalnız dikkat edilmesi gereken önemli bir konu var. Bu aletin birkaç çeşidi var ve taklitleri de çıktı ne yazık ki, özellikle FDA onaylı olanının tercih edilmesi gerekiyor.  Türkiye de toplam 7 makine var, 2 si bizde bulunuyor şu anda. Sadece bayanlardan değil erkeklerden de çok talep görüyor, erkeklerde özellikle meme tedavisinde de kullanıyoruz ve bunu uyguladığımız erkekler bize teşekküre geliyorlar. Tek bir seansta memelerdeki yağı yok ediyor ve bir iki ay içinde normale dönüyor. Erkeklerin en büyük sorunu göbek yağı ve meme sorunudur, her ikisini de halledebilen bir alet bu.
 
Peki, sağlıklı olmak ve sağlıklı kalmak için başka nelere dikkat etmemiz gerekiyor?
Ruh ta o kadar önemli ki, siz eğer ruhu beslemiyorsanız, sadece bedeninizi var edip ruhu yok sayarsanız asla tam anlamı ile zinde ve sağlıklı olamazsınız. Biz hastalara özellikle ruhunu da beslemelerini öneriyoruz, inancınız neyse dua edin, ibadetinizi yapın, meditasyon, reiki yapın ama mutlaka ruhunuzu da besleyin. Çünkü hayat sadece selülit, kırışıklıktan ibaret değil. Kışın özellikle depresyona daha fazla yatkınlık olduğu için az önce söylediğim destekleri alırken bir yandan da biraz daha ibadetlerimize ruhsal, pozitif enerji tekniklerine yönelmemiz lazım. Bu boyutta misafir olduğumuzu unutmamamız lazım. Biz burada misafiriz ve maddi değerlerin hepsini bu boyutta bırakıp gideceğiz. Sadece öbür boyuta geçerken burada işlediğimiz eylemler sonucu kazandığımız pozitif enerjiyi transfer edebileceğiz. Bunlara dinler sevap diyor, diğer inanışlar pozitif enerji diyor. Ama sonuçta her yaptığımız eylem bir enerji ortaya çıkarıyor. Ben birisinin suratına haksız yere tokat attığımda ya da hakaret ettiğimde, üzdüğümde ortaya bir enerji çıkartıyorum ve o kaç katsayılıysa o katsayıda bir negatif enerji çıkıyor,  benim manevi hesap defterine yazılıyor ve müthiş bir teknoloji ile her şey işleniyor. Ya da tersine size yardımcı olup,  güzel sözler söyleyip, sorunlarınızı dinleyip destek olduğumda ise bir pozitif enerji ortaya çıkıyor ve bu da hesabıma kaydediliyor. Buna inanmamız lazım ve dünya da başka türlü düzelmez. Dünyadaki en büyük biri bizi gözetliyor. Stüdyosunda yaşıyoruz ve yaptığımız her şey kayıt altına alınıyor. Düşünmüyoruz ki biz kendi kendimize var olmadık, o zaman sizi bir yaratan var ve bu yaratan da sizin her şeyinizi kaydediyor, takip ediyor. Buna inanalım ve özellikle kalp kırmayalım, gereksiz yere kul hakkı yemeyelim, diğer canlıları sevelim,  bütün canlıların haklarını koruyalım, denizleri kirletmeyelim, havayı kirletmeyelim, yerleri kirletmeyelim, özellikle yetimlere ve mağdur durumdaki dullara yardımcı olalım ve saygı gösterelim. Dua etmeyi ve ibadet etmeyi unutmayalım. Yaratıcımızla sevgi köprüsünü kopartmayalım. Gücümüz varsa gücü olmayanı ezmeyelim.  İşte bunların hepsini yaptığınızda sizin güzelliğiniz, kırışıksız yüzünüz bir mana kazanmış olur. Bir de enerji vampirleri ve negatif enerji veren insanlar var. Hırsızlar, katiller, darp edenler, tecavüzcüler,  aldatanlar, iftira atanlar.  Böyle bir negatif-pozitif çatışması var ve yüzyıllarca da devam edecek. Boşuna yaratılmadık, büyük bir gören göz var, kendinizi sevin ama diğer insanları da çok sevin. Hepimiz bir bütünüz çünkü. 
Yeni projeleriniz var mı?
Televizyon programım yeni bitti. Birkaç kanaldan talep var, belki yılbaşı gibi tekrar başlayabilirim ya da 4 yıldır her gün canlı yayın yapıyorum belki bir nefes alabilirim.  Bu arada yeni kitabım üzerinde çalışıyorum. Toplamda 7 kitabım yayınlandı, 8. kitabımı da çocuklar üzerine hazırlıyorum.  Posta gazetesinde yazılarım belli aralıklarla devam ediyor. Onun dışında firmalara sağlıklı yaşam ve pozitif enerji konusunda danışmanlık veriyoruz. Özel eğitimler hazırlıyoruz. Firmalara, beyaz yakalılara farklı, CEO'lara farklı eğitimler düzenliyoruz. Genelde 2 - 2,5 saatlik eğitimler oluyor. Birinci saatte, sağlıklı beslenme, zayıflama, sağlıklı yaşam, kilo kontrolü üzerine çalışıyoruz, ikinci saatte ise meditasyon yaptırıyoruz. Bir içe dönüş tefekkür, sonra da bazı pozitif enerji teknikleri ve ruhsal gelişmeler üzerine konuşup en son soru cevap yapıp bitiriyoruz. Bazen de kalabalık gruplar oluşturup bir hafta sonu sakin bir yere gidiyoruz. Sabah onlara yoga yaptırıp, sonra yürüyüş yaptırıp nefes çalışıyoruz, sonra benim hazırladığım menülere göre sağlıklı bir kahvaltı ediyoruz, ondan sonra da sağlıklı yaşam üzerine teorik bir sohbet yapıyoruz. Daha sonra ekibin kendi toplantıları ve eğitimleri oluyor. Öğleden sonra da tekrar bir meditasyon, yürüyüş yaptırıyoruz.  Ekibin tüm yemeklerini, ara öğünlerini, detoks içeceklerini, bitki çaylarına kadar ben hazırlıyorum. Akşamüstü yine aynı şeyleri yapıyoruz, akşam da yine şömine başında sohbetlerimize devam ediyoruz. Bu çalışmalarda ciddi başarılar elde ediyoruz ve çok memnun ayrılıyorlar. Bunun daha gelişmişi ve daha butik olanı, şirket CEO'larına ve sanat çevresinde çok üst kişilere yaptığımız bir çalışma. Orada kişilerin tek tek astroloji haritalarına bakıp sonra ona göre özel pozitif enerji teknikleri veriyoruz, hem de o kişiye özel vitaminleri, antioksidan ürünleri, menülerini ayarlayıp kişiye özel bir çalışma yapıyoruz. Tabi bu belli bir düzeydeki, belli bir anlayışa sahip kişilerle yapılabiliyor. Bunda da bir iki gün işten kopmak gerekiyor, çünkü uzun bir süreç. Hem beslenmesini ayarla, hem yıldıznamesine bak, hem enerji tekniklerini uygula, hem vitaminlerini antioksidanlarını ver, vücut analizini yap derken çok uzun ve meşakkatli bir iş.  Ama bu kişinin iki günde yeniden doğması demek.  Özellikle belirtmek istediğim bir konu var, beni twitter'dan ve facebook tan takip edebilirsiniz, çünkü bu sosyal mecraları sadece hizmet için kullanıyoruz. Beni @haydrendersarac adresinden takip edin lütfen, çünkü çok fazla taklit var. Benim hiçbir şekilde internetten pazarlanan bir ürünüm yok, sarımsak çayı, dokuzlu çay gibi ürünleri satmıyorum, bunlara itibar etmeyiniz lütfen. Kandırılmasın dolandırılmasın insanlar.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.